ssexhikayen ⌕

Cuckold Sex Hikayeleri

Ayva Dediği An: Talas’ta Dört Kurallı Bir Gece

On dört yıllık evli Pelin ve Okan, altı ay konuştuktan sonra tek bir gece için bir misafir çağırır. Kartın arka yüzündeki beşinci kuralı ise yalnızca Pelin bilir.

Sex Hikayen · 6 dk okuma · 26 Ekim 2026

Kartın üstünde dört kural vardı ve dördünü de Okan kendi el yazısıyla, kemanının notalarını yazdığı aynı kurşun kalemle yazmıştı. Pelin kartı mutfak masasının üstünde, Okan’ın kırk ikinci yaş gününden bir hafta sonra bulmuştu ve iki gün boyunca ona dokunmadan bakmıştı. Otuz dokuz yaşındaki mimar, Talas’ın yamacındaki eski Rum evlerini restore ederek geçirdiği on yılda taşın her çatlağını okumayı öğrenmişti; ama on dört yıllık kocasının bu tek sayfalık itirafını okumak, hepsinden zordu.

Bir: Sen seçersin. İki: “Ayva” dersen her şey durur, kim söylerse söylesin. Üç: Ben koltukta otururum ve kalkmam. Dört: Gecenin sonunda bana dönersin.

Altı aylık konuşma

Bu kartın arkasında altı aylık bir konuşma vardı. Bir akşam yemeğinde, ikinci kadeh şaraptan sonra Okan’ın kıpkırmızı bir yüzle anlattığı bir fantezi; Pelin’in önce güldüğü, sonra sustuğu, sonra günlerce düşündüğü bir arzu. Okan onu bir başkasının arzuladığını görmek, o arzunun ortasında Pelin’in yüzünü izlemek istiyordu. Paylaşmak değil, diyordu, tanıklık etmek. Pelin ilk başta bunun bir eksiklik, bir yorgunluk olduğundan korkmuştu. Sonra fark etmişti ki bu, kocasının ona yıllardır baktığı en çıplak bakıştı.

Bir gece, ışıkları söndürdükten sonra, karanlığın içinde Okan’a sormuştu: “Benden sıkıldığın için mi?” Okan doğrulup lambayı yeniden yakmış, onun yüzünü iki elinin arasına almıştı. “Senden sıkılmak mı? Pelin, ben seni her gün yeniden görmek istiyorum. Bir başkasının gözüyle, ilk kez görüyormuş gibi. Seni kimsenin benim kadar tanımadığını, ama herkesin isteyebileceğini bilmek istiyorum.” Pelin o gece uyuyamamıştı. Sabaha karşı kalkıp mutfakta bir çay demlemiş ve bu arzunun kendisini korkuttuğu kadar heyecanlandırdığını da itiraf etmişti; önce kendine, sonra, kahvaltı masasında, Okan’a.

Konuştular. Bir terapistin odasında, Erciyes’e giden yolda arabada, gece yarısı yatakta sırt sırta. Neyin tamam olduğunu, neyin olmadığını, kıskançlık gelirse ne yapacaklarını. Pelin bir şart ekledi: üçüncü kişi her şeyi bilecek, ikisiyle de önceden konuşacak ve bir gece için gelecekti. Okan bir şart ekledi: hiçbir şey bir ilişkiye dönüşmeyecekti.

Pelin, Tarık’ı seçti. Kırk yaşında bir aşçıydı, Kayseri’de küçük bir mutfak işletiyordu ve bir mimarlık sergisinin açılışında Pelin’le uzun uzun Kapadokya taşından konuşmuştu. Onunla üç kez kahve içtiler; üçüncüsünde Okan da masadaydı. Tarık kuralları dinledi, kartı okudu, bir süre sustu ve sonra tek bir soru sordu: “Okan Bey, siz bunu gerçekten istiyor musunuz, yoksa Pelin Hanım’ı kaybetmemek için mi kabul ediyorsunuz?”

Okan gülümsedi. “Bunu soran adamın kapısını açabilirim,” dedi.

O kahvenin sonunda Tarık da kendi sınırlarını söyledi. Hiçbir fotoğraf olmayacaktı, hiçbir mesajlaşma olmayacaktı; Okan’ın varlığından rahatsız olursa bunu açıkça söyleyecek ve gidecekti. “Ben bir misafirim,” dedi. “Misafirin kuralı, ev sahibinin sofrasını bozmamaktır.” Pelin, adamın bu cümleyi kurarken Okan’a değil kendisine baktığını fark etti ve o an, seçiminin doğru olduğunu bildi. Eve dönerken arabada Okan elini onun dizine koydu ve uzun süre hiçbir şey söylemedi. Sonra yalnızca şunu dedi: “Hâlâ istemiyorsan, bu konuşmayı bir daha hiç açmam.” Pelin onun elinin üstüne kendi elini koydu. “İstiyorum,” dedi. “Ama senin yüzünü görerek.”

Kızıl abajurun altında

O cumartesi Talas’taki taş evin salonunda yalnızca köşedeki kızıl abajur yanıyordu. Okan, babasından kalma kadife koltuğa oturdu ve ellerini dizlerinin üstüne koydu. Pelin siyah, sade bir elbise giymişti; saçlarını açık bırakmıştı. Tarık kapıyı çaldığında elinde bir şişe şarap ve kâğıda sarılı, henüz sıcak bir somun vardı.

“Aç gelmek ayıp olur diye düşündüm,” dedi.

Gerginlik, bu cümleyle bir parça çözüldü. Mutfakta ekmek bölündü, şarap açıldı, üçü de pencerenin önünde durup aşağıdaki ışıklara baktılar. Sonra Pelin bardağını bıraktı, Okan’a döndü. Okan başıyla, çok hafif, onayladı.

Okan kalkıp ekmeği aldı, mutfağa götürdü, bir bıçak ve bir tabak getirdi. Pelin onun ellerinin titremediğini fark etti; kemanın yayını tutan o sakin, emin eller. Tarık, Okan’a ekmeğin hangi fırından olduğunu, hamurunu kaç saat dinlendirdiğini anlattı ve Okan, gecenin en gergin anında, bir hamur mayasının ömrü hakkında gerçekten merakla sorular sordu. Pelin o an kocasını, on dört yılda hiç olmadığı kadar sevdi.

Pelin, Tarık’ın elini tuttu ve onu salonun ortasına götürdü. İlk öpücük yavaştı, bir soru gibi. Tarık’ın eli Pelin’in sırtına, elbisenin ince kumaşının üstüne yerleşti ve orada bekledi; ileri gitmedi, Pelin onu kendine çekene kadar. Pelin gözlerini açıp koltuğa baktı. Okan’ın yüzünde, abajurun kızıl ışığında, daha önce hiç görmediği bir ifade vardı: hem acı hem hayranlık, hem kıskançlık hem de garip, derin bir gurur.

Ve sonra, bir an, Okan’ın çenesi gerildi. Pelin bunu gördü ve hemen geri çekildi.

“Ayva,” dedi.

Oda durdu. Tarık iki adım geri çekilip pencereye döndü, sırtını onlara verdi. Pelin koltuğun önüne diz çöktü, Okan’ın ellerini kendi avuçlarına aldı. “Bak bana,” dedi. “Sen istemiyorsan bu gece burada biter. Hiçbir şey kaybetmeyiz.”

Okan uzun süre onun gözlerine baktı. Sonra elini kaldırıp Pelin’in yanağına koydu. “Bir an sana bakan adamın ben olmadığımı düşündüm,” dedi. “Sonra fark ettim ki sen bana bakıyordun. Bütün o öpücük boyunca, bana bakıyordun.”

“Evet.”

“O zaman devam et,” dedi Okan, sesi kısık ama kararlı. “Ben buradayım. Kalkmıyorum.”

Pelin, Tarık’a döndü. “Hâlâ istiyor musun?”

Tarık pencerenin önünde gülümsedi. “Siz ikiniz istediğiniz sürece.”

Gecenin geri kalanı, abajurun kızıl halkasının içinde ağır ağır aktı. Elbisenin fermuarı açıldı, bir gömlek sandalyenin arkasına bırakıldı, nefesler hızlandı ve yavaşladı. Pelin her dokunuşta bir kez koltuğa baktı ve her seferinde Okan’ın gözlerini kendinde buldu. Sonra abajurun düğmesine bir el uzandı, kimin eli olduğunu sonradan hiçbiri hatırlamadı ve salon karanlığa gömüldü; yalnızca pencereden süzülen sokak ışığı, koltuğun kadife kolunda bir şerit gibi kaldı.

Kartın arka yüzü

Tarık gece yarısından sonra gitti. Kapıda Okan’ın elini sıktı, Pelin’in yanağına bir öpücük kondurdu ve teşekkür etti; neye teşekkür ettiğini kimse söylemedi, çünkü üçü de biliyordu. Kapı kapandığında ev yeniden yalnızca ikisinindi.

Pelin koltuğa, kocasının kucağına kıvrıldı. Okan onu sardı ve bir süre hiç konuşmadan saçlarını okşadı. Pelin onun kalbinin hızla, sonra yavaş yavaş sakinleşerek attığını dinledi.

“Dördüncü kural,” dedi Okan sonunda. “Bana döndün.”

“Kıskandın mı?” diye sordu Pelin, onun göğsüne fısıldayarak.

Okan bir süre düşündü; dürüst bir cevap vermek istediğini Pelin onun nefesinden anladı. “Bir an,” dedi. “Ayva dediğin o anda. Sonra bir şey oldu, bilmiyorum nasıl anlatayım. Sen durdun ve bana baktın. Bütün o geceyi bir saniyede bırakıp bana döndün. Kıskançlık o saniyede bitti. Onun yerine…” Durdu. “Onun yerine, on dört yıldır seninle evli olduğum için bir adamın ne kadar şanslı olabileceğini düşündüm.”

“Hiç gitmedim ki.”

Pelin cebinden kartı çıkardı. Okan onun bunu bütün gece yanında taşıdığını bilmiyordu. Kartı çevirdi. Arka yüzünde, Pelin’in mimar kalemiyle, Okan’ın hiç görmediği küçük, düzgün harflerle beşinci bir kural yazılıydı.

Beş: Ertesi sabah kim önce uyanırsa ötekine her şeyi, en utandığı yerinden başlayarak anlatır.

Okan güldü; on dört yılın en genç kahkahasıydı bu. “Ben şimdiden uyanığım,” dedi.

“Ben de,” dedi Pelin, onu kadife koltuktan yatak odasına doğru çekerek. “O zaman sabahı beklemeyelim.”

Bir yıl sonra Okan kartı yeniden masaya koyar; bu kez kuralları yazan Pelin olacaktır.

#cuckold#evli çift#fantezi#güvenli kelime#talas

Hikayeyi tam sürümde aç (yorumlar, gece modu, sesli dinle) →

Sıradaki hikaye

Bunu seveceksin Peçetedeki Dördüncü Kural Neden Boş Kaldı? Ece ile Can'ın on bir yıllık evliliğinde kurallar hep bir peçeteye yazılır. Bu gece Saat 23'te yazılan peçetenin son satırı boş; Ece… Okumaya devam et →

Bunları da sevebilirsin

Kategoriler

18+

Yetişkinlere özel içerik

Bu site, yetişkinlere yönelik erotik öğeler içeren kurgusal hikayeler barındırır. Devam ederek 18 yaşından büyük olduğunuzu onaylarsınız.

Çıkış